23 Mayıs 2018 Çarçamba
Ana Sayfa Forum Sohbet Hesabınız Haberler Not Defteri İstatistikler İletişim

MENÜ
Kasabamız

 Son Haberler(20/05)

Dislikasabasi.com
Üyelere Özel

 Site Not Defteri

Faydalı Bölümler
Yardımcı Linkler


Gazete Sayfa Linkleri

RAMAZAN İMSAKİYESİ (08 Ramazan 1439)
 
Yer İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
 Dişli Kasabası 03:47 05:31 12:59 16:50 20:14 21:50
 İstanbul/Pendik 03:42 05:32 13:06 17:02 20:27 22:10
 Manisa 04:02 05:46 13:13 17:05 20:28 22:04
 Kocaeli 03:40 05:30 13:03 16:59 20:24 22:06
 Ankara 03:33 05:20 12:51 16:46 20:10 21:50
 Eskişehir 03:43 05:30 13:01 16:55 20:19 21:58
 Konya 03:46 05:27 12:53 16:43 20:06 21:40
Namaz Vakitleri Diyanet İşleri Başkanlığı web sitesine göre hazırlanmıştır.

Oruç Ramazan Hakkında Zekat-Fitre-Sadaka Teravih Namazı
Veda Hutbesi 40 Hadis Bayram Mesajları İftar Duası
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) 'DEN GÜNÜN DUASI



Hz. Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor:

"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Balığın karnında iken, Zü'n-Nûn'un yaptığı dua şu idi: Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine'zzâlimîn. (Allahım! Senden başka ilâh yoktur, seni her çeşit kusurlardan tenzih edirim. Ben nefsime zulmedenlerdenim.)" Bununla dua edip de icâbet görmeyen yoktur."

[Tirmizî, Daavât 85. (3500).]

E-KART ORUÇLA İLGİLİ HADİS-İ ŞERİF ORUÇLA İLGİLİ AYET-İ KERİME
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.

(Müslim, Sıyam 2, (1079))



Şüphesiz ki, müslüman olan (Allah'ın emirlerine teslim olan) erkeklerle, müslüman kadınlar; îman eden erkeklerle, îman eden kadınlar itaat (ve ibâdet)e devam eden erkeklerle; itaat (ve ibâdet)e devâm eden kadınlar; doğru erkeklerle, doğru kadınlar; sabreden erkeklerle, sabreden kadınlar; alçak gönüllü (ve saygılı) erkeklerle, alçak gönüllü (ve saygılı) kadınlar; sadaka veren erkeklerle, sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkeklerle, oruç tutan kadınlar; mahrem yerlerini (haramdan) koruyan/hayâlı erkeklerle, mahrem yerlerini (ve görünümlerini haramdan) koruyan/iffetli kadınlar; Allah'ı çok anan erkeklerle (Allah'ı çok) anan kadınlar (var ya, işte) Allah, onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfât hazırlamıştır.

Ahzab - 35
GÜNÜN YAZISI

ORUCUN, KULU YÜCE ALLAH’A YAKLAŞTIRMASI

Bu faydalardan birincisi, kişinin nefsinin kırılmasıdır. Muhakkak ki, yemek yemek, kana kana su içmek, kadınlarla birlikte olmak, o insanı gaflete ve aldanmaya sürükler.

Bu faydalardan ikincisi, kalbi, zikir ve düşüncelerle başbaşa bırakmaktır. Muhakkak ki kişinin yukarıda saydığımız işlerle meşgul olması, kalbi ile zikrin ve tefekkürün arasına perde olur, gaflete davetiye çıkarır. Kişinin karnını belli süre ile boş bırakması, kalbi nurlandırır, inceltir, kalpten tembelliği götürür. Böylece kalp, zikir ve tefekkür ile başbaşa bırakılmış olur.

Bu faydalardan üçüncüsü ise zenginin, Allah’ın nimetlerinin değerini anlamaya yönelmesidir. Zengin olan kişi, belirli bir süre ile yemekten, içmekten, eşiyle cinsel ilişkiye girmekten uzak durunca, yiyecek ekmeği, içecek suyu olmayanların durumunu daha iyi anlar. Kalbinde, fakir olan kulların hali yer eder ve kalbine onlara yardımcı olmanın şuuru yerleşir.

Orucun faydalarından biri de şeytanın kişinin kanında rahatça dolaşmasına engel olmasıdır. Oruç, vesveselere karşı bir kalkandır.

Muhterem kardeşim! Şunu çok iyi bil ki, yalan, zulüm, düşmanlık, insanların mallarına, canlarına, ırzlarına göz dikmek gibi haram işlerden sürekli uzak durmadıktan sonra, oruçlu değilken bile mübah olan işeri terk etmekle Allah’a yaklaşılmaz. Bu manaya işareten Resul-i Ekrem (sav):

“Kim yalan sözü ve onunla amel etmeyi terk etmezse, Allah’ın, o kişinin yemeyi ve içmeyi terk etmesine ihtiyacı yoktur.” [Buhari, Savm,4/116,117,No:1903;Ebu Davud, Savm,No:2362;Tirmizi, Savm,No:707.] buyurmuşlardır.

Seleften biri şöyle derdi: “Orucun kolayı, yemeyi ve içmeyi terk etmektir.”

Cabir (r.a) şöyle derdi: “Oruç tuttuğun zaman, kulağın, gözün ve dilin harama ve yalana karşı oruçlu olsun! Komşuna eziyeti terk et! Üzerinde bir vakar olsun! Oruçlu olduğun gün ile olmadığın gün bir olmasın!”

Resul-i Ekrem (sav):

“Oruç tutan bazı kişilerin oruçtan kazandıkları açlık ve susuzluktur. Gece ibadet için kalkan bazı kişilerin ise kazandıkları şey sadece uykusuzluktur.” [Ahmed b. Hanbel,Müsned,2/373; İbnu Mace,Sıyam,No:1690.] buyurmuştur.

Bu hadisin manası, sırrı ve hikmeti şudur: Yüce Allah’a yaklaşmak, O’nun dostluğunu elde etmek sadece mubah olan işlerin bazılarını terk etmekle olmaz. Haramlardan mutlak surette kaçınmak gerekir. Haramları işleyip, mübah işleri terk eden kimsenin durumu, farzları terk edip, nafile ibadetlerle Allah’ın dostluğunu kazanmaya çalışan kimsenin durumuna benzer. Böyle bir davranışla, Yüce Allah’ın dostluğunu elde etmenin imkansız olduğu açıktır.

Bir hadiste şöyle anlatılmıştır:

“Resul-i Ekrem (sav) zamanında iki kadın, oruç tutmaya başladılar. Açlık ve susuzluk, onları günün sonuna doğru güç bir duruma düşürdü. Nerdeyse oruçlarını devam ettiremeyecek duruma geldiler. Bunun üzerine, oruçlarını açmak için izin almak üzere Resul-i Ekrem (sav)’e haber gönderdiler. Rasulullah (sav) onlara bir kap göndererek, ona kusmalarını emir buyurdu. Ravi der ki:” Onlardan biri verilen kaba kustu ve kap etle, kanla yarıya kadar doldu. Diğeri de aynı şekilde kustu ve kap doldu. Orada bulunan insanlar, buna hayret ettiler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (sav) şöyle buyurdu:

“Bu ikisi, oruç tutmaya başladılar. Allah’ın kendilerine helal kıldığı fiillerden kendilerini korudular, ama Allah’ın haram kıldığı fiillerden sakınmadılar. Şöyle ki, onlardan biri, diğerinin yanına gelip oturdu ve diğer insanların gıybetini yapmaya başladılar. İşte bu, onların gıybet ederek yemiş oldukları insan etleridir.”[Ahmed b. Hanbel, Müsned,2/373; İbnu Mace,Sıyam,No:1690.]


GÜNÜN KISA HİKAYESİ

Hayvanlar Oruç Tutmaz

Son Asrın Evliyalarından Hacı Cemal Öğüt Fatih Camiinde, bir Ramazan gününde vaaz ediyor. Dışarıda oruç tutmayanları, başı açıkları, namaz kılmayanları görüyor, onlara bir şeyler demesi lazım, ama direkt olarak bir şey de söylemek istemiyor.

Konuya şöyle giriyor:

Şu Hacı Cemal var ya, bu saf hanımla nasıl yaşayacak, nasıl idare edecek, bilemiyorum."

Diyeceksiniz ki: "

Senin hanım çok mu saf?"

Aman sormayın, o kadar saf, o kadar saf ki, isterseniz bir saflık örneği vereyim de bakın anlayın. Hacı Cemal'in de bu saf hanımla nasıl yaşayacağını siz düşünün.

Efendim, öğle namazından önce abdestimi aldım, cübbemi giydim, kapıya da çıktım, buraya vaaza gelmek üzere ayakkabı­larımı giyerken bizim hanım da mutfakta iftarlık yemek hazırlı­yordu. Birden feryadı bastı.

"Eyvah, bu da mı gelecekti başıma?"

Hemen ayakkabılarımı çıkardım/mutfağa doğru koştum, bak­tım, mutfakta bir şey yok.

Dedim ki:

"Hanım, yangın alarmı ve­rir gibi ne bağırıyorsun öyle? Ne var?"

Dedi ki:

"Görmüyor mu­sun kediyi?"

"Görüyorum, kediye ne olmuş?"

“Daha ne olacak? İftarlık pideleri yiyor" demez mi?

Tepem at­tı.

"Hanım sen de ne kadar cimrisin. İnsan bir pide için bu kadar çığlık atar mı? İşte camiye gidiyorum. Ne kadar pide istersen alır getiririm, hem de tazesinden" deyince, hanım bu sefer saf saf bana baktı, dedi ki:

"İlahi hoca, asıl saf olan sensin! Ben pideye mi acıyorum? Görmüyor musun, şu mübarek Ramazan gününde hayvan oruç tutmuyor, oruç? Şapur şupur pide yiyor. Ben hay­vanın oruç yediğine kızıyorum, ona üzülüyorum."

Tepem iyice attı. Ben de dedim ki:

"İlahi hatun sen bilmiyor musun ki, hayvanlar oruç tutmaz, sen bilmiyor musun ki hayvanlar namaz kılmaz, sen bilmiyor musun ki, hayvanlar açık yerlerini örtme ihtiyacı duymazlar"

Cemal Hoca cemaate döner:

“Nasıl bizim bu saf hatuna iyi söylemiş miyim?"

Cemaatte gülüşmeler, mesaj alınmıştır.


Ramazan Özel Sayfası İstatistiği

  Bugün Ramazan Özel Sayfamızı Bugün ziyaret eden 5. nci kişisiniz.

  Ramazan Özel Sayfası Toplam Ziyaret Sayısı : 102